Ankara’da planlanan NATO Zirvesi için hazırlıklar sürerken, Türkiye’nin masasında önemli bir konu yer alıyor: “Casus Foederis”. Bu Latince terim, “bağlayıcı koşul” anlamına gelen ve NATO sözleşmesinin 5. maddesine atıfta bulunan bir ifade. 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek zirvede, bu maddelerin ele alınması bekleniyor.
NATO’nun temel ilkelerinden biri olan 5. madde, “NATO üyesi bir devlete karşı gerçekleştirilen silahlı saldırılar, tüm üye ülkeler için geçerli sayılır ve bu durum karşısında ülkelerin silahlı kuvvetleri de dahil olmak üzere yanıt vermesi gerekmektedir” şeklinde tanımlanıyor. Türkiye, bu zirvede diğer NATO üyesi ülkelerden bu maddeye olan bağlılıklarını yinelemesini talep edecek.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, “NATO’nun çok boyutlu bir güvenlik sağlama amacına yönelik olarak, Ankara Zirvesi’nde müttefik ülkelerin 5. maddeye olan bağlılıklarını onaylamalarını bekliyoruz” dedi. Zirve sırasında 32 ülkenin devlet ve hükümet başkanları, bu maddeye ilişkin tutumlarını sergileyecek.
Ayrıca, 2020 yılında NATO’ya katılan Kuzey Makedonya, Finlandiya ve İsveç’in de bu bağlayıcı koşul üzerindeki onayları kaydedilecektir. Zirvenin bir diğer önemli gündem maddesi ise Türkiye’nin 150 milyar Euro’luk “SAFE” ve 95 milyar Euro’luk “HORİZON” programlarından dışlanması konusudur. Bu programlar, savunma ihtiyaçlarının karşılanması ve siber tehditlere karşı önlemler almak amacıyla ülkelere mali destek sağlamaktadır.
Bakan Güler, “Zirvede, Avrupa Birliği’nin Türkiye ve AB üyesi olmayan NATO müttefiklerini dışlayan güvenlik yaklaşımlarından vazgeçmesini umuyoruz. Aksi takdirde, bu durum Avrupa’nın güvenliğini tehlikeye atabilir” ifadelerini kullandı.