Yarım Asırlık İlaç Devi Nasıl Yabancı Yatırımcıların Eline Geçti?

Türkiye’nin köklü ilaç üreticilerinden biri olan Sanovel, son dönemde Londra merkezli yatırım fonu Afendis Capital Management’a satıldığı yönündeki haberlerle gündeme geldi. Sanovel, Majezik, Ator, Neruda, Cempes ve Selectra gibi tanınmış ilaç markalarını bünyesinde barındırıyor ve yılda 300 milyon kutu ilaç üretme kapasitesine sahip. Şirketin eski ortağı Zafer Toksöz, bu durumu eleştirerek, “Yarım yüzyıla yaklaşan birikimle oluşturulan bu değer, ne yazık ki yok pahasına yabancıların eline bırakıldı” dedi.

Toksöz, Sanovel’in Afendis’e satılmadığını, 2020 yılında Metric Capital adlı bir fona %30 hissenin verildiğini açıkladı. Bu fonun, nakit akışı sıkıntısı çeken firmalarda yüksek getiri sağlama amacıyla hareket ettiğini belirten Toksöz, yanlış yönetim ve aile içi miras kavgalarının süreci olumsuz etkilediğini vurguladı. Afendis’in ise bu fonun küçük bir ortağı olduğunu ekledi.

Şirketin kârlılığı yüksek olmasına rağmen neden nakit sıkışıklığına girdiği konusunu da açıklayan Toksöz, 2012’de babası Erol Toksöz’ün vefatını bir dönüm noktası olarak tanımladı. Vefatından sonra hisselerin %51’inin annesine geçtiğini belirten Toksöz, “Tecrübesiz bir insanın etrafında oluşan danışmanlar, aile içindeki kavgayı medyaya sızdırarak bankaları harekete geçirdi. Şirketi kurtarmak için şahsi her şeyimi ortaya koydum ama miras hukuku karmaşık bir labirentte ilerledi. Annemin 2021’deki vefatından sonra diğer hissedarların ‘daha fazlasını isterim’ yaklaşımı süreci kilitledi,” şeklinde konuştu.

Zafer Toksöz, yaşanan bu hukuki mücadelenin sadece bir aile kavgası olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin teknolojik gücüne de zarar verdiğini ifade etti. “Eğer miras bölünebilseydi, bugün Arven gibi Türkiye’nin ilk yerli biyoteknolojik firması 550 kişiye istihdam sağlıyor olacaktı. Borcumuzu tamamen ödememize rağmen hukuksuz icralar devam etti. Bu hırslar, potansiyeli olan şirketleri sistem dışına itiyor,” dedi.

Toksöz, uzmanların sıkça dile getirdiği “kurumsallaşma” tezine karşı çıkarak, asıl problemin hukuk sistemindeki boşluklar olduğunu savundu. “Herkes ‘kurumsallaşamadıkları için battılar’ diyor. Ancak profesyoneller, şirketin değerini beş yıl boyunca korudu. Sorun aslında miras hukukunda. Trust veya foundation gibi yapılar kursanız bile, ölüm sonrası bu yapılar hukuki süreçlerle devre dışı kalabiliyor. Bilgi ve beceri yetersizliği olan mirasçılar, çevrelerindeki ‘piranaların’ tuzağına düşüyor. Sonuçta kazanan avukatlar, kaybeden ise milli servet oluyor,” diye ekledi.

Zafer Toksöz, Sanovel ile hiçbir bağı kalmadığını belirterek sözlerini şu ifadelerle sonlandırdı: “Kumdan altın yaratan bir neslin kurduğu bu değerler, hoyratça harcanırken, kurucuların mezarında kemikleri sızlıyor. Takdiri ilahi, böyleymiş. Hayat daha neler gösterecek, göreceğiz.”