
Ege Bölgesi’nde son günlerde etkili olan güçlü yağışlar, İzmir’in su kaynaklarına büyük bir canlılık kazandırdı. Daha önce kuraklık alarmı veren İzmir’de, barajların doluluk oranlarındaki artış dikkat çekiyor. İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi (İZSU) tarafından yayımlanan güncel verilere göre, özellikle Tahtalı ve Gördes barajlarında yaşanan yükseliş, su krizi endişelerini önemli ölçüde azaltmış durumda.
İzmir’in en büyük içme suyu kaynağı olan Tahtalı Barajı’nda doluluk oranı yükselmeye devam ediyor. Geçtiğimiz yıl bu dönemde doluluk oranı yüzde 15 seviyelerine kadar düşerek tehlike çanlarını çaldırmışken, bahar yağışları ile birlikte barajda bir toparlanma süreci başladı. 5 Mayıs 2026’da yüzde 54,40 olarak ölçülen doluluk oranı, 6 Mayıs’ta yüzde 54,44’e çıkmış, 7 Mayıs ve güncel verilerde de bu seviyenin korunduğu görülmüştür. Barajdaki toplam su hacmi 175 milyon 873 bin metreküp, kullanılabilir su miktarı ise 156 milyon 273 bin metreküp olarak kaydedilmiştir.
Gördes Barajı’nda da son yağışların etkisi dikkat çekiyor. Ocak ayında kritik seviyelere düşen baraj, yaşanan yağışlarla birlikte yeniden dolmaya başladı. İZSU verilerine göre, 6 Mayıs’ta doluluk oranı yüzde 41,72 olarak ölçülürken, 7 Mayıs ve güncel verilere göre bu seviye değişmeden devam etmektedir. Barajdaki toplam su hacmi 198 milyon 180 bin metreküp, kullanılabilir su miktarı ise 182 milyon 680 bin metreküp olarak belirtilmiştir.
İzmir’deki güncel baraj doluluk oranları ise şöyle:
– Tahtalı Barajı: %54,44
– Balçova Barajı: %96,67
– Ürkmez Barajı: %97,55
– Gördes Barajı: %41,72
– Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı: %77,88
Önümüzdeki dönem için önemli değerlendirmelerde bulunan TÜBA Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, 2026 yılının son 80 yılın en yağışlı dönemlerinden biri olabileceğini belirtti. “Süper El Nino” etkisinin, özellikle sonbahar mevsiminde yoğun yağışları beraberinde getirebileceği ifade edildi. Kurak dönemlerin ardından genellikle aşırı yağışlı süreçlerin geldiği vurgulandı.
Prof. Dr. Yaşar, Tahtalı Barajı’nın kuruluşundan bu yana ilk kez 1 Ocak’tan itibaren her gün düzenli bir artış yaşandığını belirtti. Başlangıçta toprak dağılmasının suya doyması nedeniyle artış yavaşken, sonrasında günlük yükseliş oranlarının yüzde 1 ila 4 arasında değiştiği kaydedildi. Teknik sorunların çözülmesiyle birlikte iki ana kaynağın mevcut durumu, İzmir’in yaklaşık iki yıllık su ihtiyacını karşılayabilecek bir kapasiteye ulaştı.
Yaşar, Türkiye’deki temel problemin su yetersizliği değil, suyun etkin bir şekilde yönetilememesi olduğunu vurguladı. Çiğli Atık Su Arıtma Tesisi’nden çıkan suyun tarımsal sulamada değerlendirilmesi ve yer altı sularının korunması, İzmir’in gelecekteki su güvenliği açısından kritik bir öneme sahip olduğunu ifade etti.
Baraj doluluk oranı, bir barajda bulunan suyun, barajın toplam kapasitelerine göre ne kadarını doldurduğunu gösteren bir ölçüdür ve genellikle yüzde (%) ile ifade edilir. Bu oran, içme suyu temini, tarımsal faaliyetler ve hidroelektrik üretimi gibi alanlarda planlama yapmak için kritik bir gösterge olarak kullanılır.